-
Son eklenen videolar
Trend Videolar
-
Çocukları bilime aşık edecek 10 kolay deney
Bilimsel Deneyler - Ekleyen: Bilim Forum,
Onlar bizim geleceğimiz, geleceğimizi de şekillendiren bilim olduğuna göre, güzel bir kombinasyon oluşturmak yine bizim ellerimizde! Çocukları hayran bırakacak evde yapılabilen, kolay malzemeler ile keyifli dakikalar geçirten örnek bilimsel deneyleri sizlerle paylaşıyoruz.
Yeni Videolar
-
Seks Bilimi
Bilimsel Videolar - Ekleyen: Bilim Forum,
Seks, Dünyada hakkında en çok içerik yapılan, konuşulan konuların başında gelir. Hatta öyle ki internet dünyasının %40’ı cinsel içerikli paylaşımlar tarafından işgal edilmiştir. Her ne kadar dikkat çekici bir konu olsa da, insan, ergenliğe kadar seks konusunda bilgisizdir.
Bunun en büyük nedenleri, gelenekler, coğrafyanın kültürü ve insanların bu konuyu tabu olarak görmesidir. Bizim gibi bu konunun toplum önünde konuşulmasını istemeyen toplumların bile seksi kitaplardan, çekilen filmlerden öğrenmeye çalışmaları da bir o kadar acıdır. Bu hafta, hayatımızın devamı için büyük bir öneme sahip ve yaşamın temel içgüdülerinden seks konusunu inceliyoruz. Grinin elli tonu gibi erotik kitapların meşhur olduğu bir dönemde böyle bir video yapmak ne kadar doğru bilmiyoruz ama anlatmak istediğimiz çok şey var!
Bilimin ışığında seks nedir? İnsanların seks yapmadan birbirini tanıma süreçleri nelerdir? Yaparken düşünmediğiniz ama farkında olduğunuzda hayatınızı değiştirecek olan gerçekler nedir ve seks sırasında vücudumuzda ne gibi etkiler olur? Cinsel ilişki sonrası partnerinizle ilişkimizde ne gibi değişimler olur? Hepsini bu videoda anlatmaya çalışıyoruz. Seks, sadece bedeninizi değil aynı zamanda duygusal durumunuzu da ilgilendirdiği için, bilimden uzak veya tam olarak anlaşılamayan bir sürü dezenformasyonla doludur.
Bir gerçek var ki şimdiki yaşadığımız dünyayı ve bu kadar çok insanın bir araya gelip birlikte ahenkle yaşamasını seks yapmaya borçluyuz. Gelin en başından başlayalım, sokakta yürürken, beğendiğiniz bir insanı görünce aklınızdan geçenleri kontrol edelim. İlginiz ve beğenileriniz ölçüsünde bir yabancıya bakışınız aslında insan ilişkilerinde atılan ilk adımdır. İlk temas adı verilen bu olgu kendini daha sonra pekiştirecek ve ilginizi anlatma yollarını arayacağınız bir sürece girecektir. Bu sürece de tanışma yollarını arama diyebiliriz. İyi sonucu düşünelim ve bu yolların mutlu sonla bittiğini ve ilginizi çeken insanla artık tanıştığınızı düşünelim.
Bu noktada iki taraf da gözle görülmeyen bir sosyal kontrat imzalarlar. Bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatan çiftler, birbirlerini daha yakından tanıma süreci yaşar ve kendi hayat görüşlerine göre hoşlandığı insanın hayatının detayları öğrenmek ve benimsemek için zaman geçirirler.
Bu süreç, bilimsel olarak seksten daha zor bir süreç olarak kabul edilir. Çünkü İnsanların duygu ve düşünceleri birbirinden ayrı olmakla beraber, hayatlarına alacakları insanları tanıma evresi son derece sancılı olabilir. Bu aşamayı da geçenler için, ilk temas olarak sayabileceğimiz elele tutuşma ve öpüşmek gibi sevgi ve sahiplenme duyguları devreye girecektir. Artık her şey duygusal birliktelikten cinsel bir ilişki ve tatmin evresine doğru gitmektedir. Burada unutulan veya aşırı istekler yüzünden üstünden hızlı geçilen evre, partnerinin vücudunu tanıma evresidir. Bu dönemde hareketler değişkenlik gösterebilir.
Sağlıklı bir cinsel ilişki ve partnerinin isteklerini ve bedenini tanımayan çiftler için gelecek aşamalar oldukça sıkıntılı olabilir. Her insanın sevdiği ve sevmediği istek ve arzular olabileceği unutulmamalıdır. Bunun ışığında çiftlerin birbirlerinin vücudunu keşfetmesi süreci olabildiğince uzun tutulmalıdır. Bu evre insan dürtülerinin kontrol edilmesinin zor olduğu bir evre olduğu için çiftler, eğer akıllarında bir soru işareti var ise geride bıraktıkları aşamalara tekrar dönmek isteyeceklerdir. Yeniden tanımanın çok daha sağlıklı olduğunu düşünenler için cinsellik ilişki yaşama daha uzun sürebilir. Fakat duygusal bütünlüğünü yakalamış ve bedenini hazır hisseden çiftler için artık cinsellik evresi başlar. Cinsel ilişkinin bir sürü duygusal değişkeni olsa da değişmeyen ve tüm odağının toplandığı iki organ vardır.
Erkekte penis, kadında ise vajina. Erkeğin erekte olmuş hali yani penisinin sertleşmesi hali, kadının vajinasının ıslanması ile vücutları cinsel birlikteliğe hazırlanır. Bundan sonraki süreç tamamen penisin vajinaya içine girmesini kapsayan cinsel zevk ya da üreme amaçlı bedensel bir ilişkidir. Tüm bu aşamaların bir anlamı ve bunları bize yaptıran bir şey olmalı.
Peki aklımız ve vücudumuz bu birliktelikten önce ve sonra nasıl çalışır? Öncelikle, şekil olarak kadın ve erkek cinsel organları fiziksel olarak benzemiyor gibi görünse de, yapısal olarak bir çok benzerlik gösterir. Vajinada bulunan klitoris ve penis olarak konuyu ele alırsak: Her ikisi de aynı sinir hücrelerine sahiptir. Cinsel ilişki öncesi normal insan bedeninin tüm fonksiyonları olduğu gibi çalışırken, uyarılan beyinle birlikte nöronlar ve hızlanan kan akışıyla vücudu kendini bu duruma hazırlar. Beyinden aldığı uyarı ile hızlanan kan akışı, cinsel organlara ulaşır. Daha önce “Beyin nasıl çalışır” videomuzda da işlediğimiz gibi, insan hayatını kontrol eden, hareket ve duygularımıza yön veren organımız yine sahneye çıkar.
Peki beynimiz, tüm bedenimizi yöneten bu yapı seks esnasında ne durumda? Yapılan araştırmalarda, beynimizin sağ tarafının, yani sezgilerimizi, duyularımızı ve gerçek üstü hayalleri yöneten kısmın geçici olarak kendini kısıtladığı görülmüştür. Bu etkileşim insanın seks sırasında daha cesur olmasına sebep olur. Orbitofrontal korteks, beynin karar verme ve değer yargılarından sorumlu olan kısmıdır. Beynin bu kısmı da kendini deaktive eder, korku ve endişede azalma yaşanır. Seks esnasında insanın daha kararlı ve umursamaz tavır edinmesine ve rahatsız edilmeye karşı çok hassas olmasına sebep olan şey budur. Cinsel ilişki sırasında belki de en çok çalışan talamus ise, daha önce yaşamış olduğunu cinsel anıları ve fantezileri entegre etmekle meşguldür. Uzmanların size sıkça seks tavsiye etmelerindeki sebep budur.
Çünkü seks esnasında kan dolaşımı artar, kalp damar sisteminiz ve beyniniz çok daha faal haldedir. Çok çalışkan olan beynimizin görevinin bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz!
Her cinsel ilişkinin sonunda, -ki buna masturbasyon yapmak da dahil- yaşanan orgazm sırasında, beyninizin bir dizi farklı nörokimyasal üretmek için fazla mesai yaptığını unutmayın! Bunlardan biri zevk, arzu ve motivasyon duygularından sorumlu olan hormon olan dopamindir. Dopamin beynin zevk kimyasalıdır. Eksikliği Parkinson hastalığının en büyük nedenlerinden biri olan bu hormon, fazla olmasıyla da şizofreniyi tetiklemesiyle bilinir.
Beynimizin salgıladığı bir başka hormon ise kadınların erkeklere göre daha fazla salgıladığı oksitosindir. Hipofiz bezi tarafından salgılanan ve hipotalamusta salınan bu hormon, bizi başkalarına, yani o andaki partnerlerimize yakın hissettirir ve sevgiyi teşvik eder. Cinsellik sırasında sevecen, ardından ciddi olmamızın sebebi de budur. Oksitosin, bağlanma hormonu olarak bilinir.
çünkü kadınların emzirme döneminde de salınır ve sevgi ve bağlanma duygusunu kolaylaştırdığı bilinir. Bir başka hormon ile devam edelim: Prolaktin. Bu hormon da oksitosin gibi yine kadınlarda daha fazla salgılanır. Orgazma eşlik eden bu hormon memnuniyet duygusundan sorumludur.
Ayrıca yine hamileliği takiben kadınların süt üretiminden sorumlu olan ana hormondur. Tabii ki, hem seks sırasında hem de emzirme sırasında oksitosin ve prolaktin salınımı, bir kişinin her iki durumda da aynı hisleri yaşadığı anlamına gelmez.
Bu hormonlar vücudumuzda farklı roller oynayabilir ve beynin sosyal bağlantılarımızı güçlendirme yolunun bir parçasıdır. Fakat bir gerçek vardır ki: bu hormonlar sayesinde cinsellik, insan için zevkli bir deneyim haline gelmektedir.
Şaşırtıcı bir şekilde beyin, cinsel birliktelik ve diğer keyif veren deneyimler arasında çok fazla ayrım yapmaz. Beyninizin tatlıya düşkün olması veya kumarda kazandıktan sonra kendini iyi hissetmesi gibi, orgazm sırasında da harekete geçen nöronların aydınlanması aynıdır. Beyin tıpkı yasak olan kuralları çiğnemek gibi, seks sırasında da zevkli olanı yani farklı deneyimleri yaşayarak, bunun ödülü olan orgazmı sağlar.
Bu bilimsel ödülü, hormonal mutluluk olarak tanımlarız. Uyuşturucu, alkol ve kumar gibi zararlı alışkanlıklardan kurduğunuz etkileşim hazzı neyse, seks de vücuda aynısını sağlar!. Öncesi sonrası ile seksi bilimin gözünden anlattık. Cinselliğe dair her şeyi burada anlatmayacağız çünkü bu sizin hayatınız ve bizler de ilişki terapisti değiliz. Bu yüzden insanın kendini bulması ve sorularının cevaplarını kendi içinde keşfedeceğini söyleyerek, bizi cinselliği iten bazı tanımlara geçelim istiyoruz.
İnsanın var oluşundan bu yana bizleri bugüne kadar getiren seks olgusu tabii ki konuşulmaya değer. Örneğin genç arkadaşlarımızın ergenlik zamanı çok kullandığı oldukça popüler kelime olan libido kelimesi ile devam edelim.
Libido, Sigmund Freud’a göre, insanoğlunun ana sorun kaynağı olarak görünen, bastırılmış duyguları insan benliğinde ateşleyen terimdir. Yani Freud bunun pek de sağlıklı bir şekilde insanı geliştirmediğini düşünenlerden. Libido, Türkçemize kelime anlamı olarak insana yaşam gücünü veren enerji olarak geçmiştir.
Bu tanım, zamanla cinsel dürtü ve cinsel aktivite istediğini tanımlamak için kullanılmaya dönüşmüştür. Libido hem kadın, hem de erkek için kullanılır ve doğrudan androjen hormonları yani testosteron ile bağlantılır. Androjen, böbrek üstü bezlerimiz kabuk kısmınca salgılanan bir hormondur. Androjen, erkeklerde penis ve meni yollarında gelişim, kılların çıkışı, sesin kalınlaşması ve kadınlarda klitoris ve vajina dış dudağının genişlemesine ana etken madde olarak biliriz.
Gelelim bir başka şehir efsanesine: Afrodizyak’dan bahsediyoruz. Afrodizyak kelimesi bizzat zevkin, tenin ve ruhani aşkın simgesi Yunan tanrıçası Afrodit’ten geliyor. Hikâyeye göre Afrodit bir istiridye kabuğundan doğuyor. Takdir edersiniz ki, şehvetin tanrıçasının doğum yerinin dünyanın en çok bilinen afrodizyaklarından biri olması çok da tesadüf sayılmaz. Özellikle roma, yunan ve mısır kültüründe, reçeteler ve tedavilerde bitki, tohum, meyve, sebze ve deniz ürünlerinin oluşturduğu geniş bir yiyecek yelpazesinden yapılan özel diyetleri görüyoruz.
Yani neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir afrodizyak kültürümüz var. Yine de, ironik olarak, şu ana kadar kesinlikle kanıtlanmış bir afrodizyak yiyecek yok. Bütün bu bilgilerin ışığında Bilim’in bizi daha istekli hale getirip, cinsel hayatımıza katkıda bulunabileceğini düşünür müsünüz?
Sağlıklı ilişkiler ve sağlıklı bir cinsel hayat dileğiyle!
-
Çocukları bilime aşık edecek 10 kolay deney
Bilimsel Deneyler - Ekleyen: Bilim Forum,
Onlar bizim geleceğimiz, geleceğimizi de şekillendiren bilim olduğuna göre, güzel bir kombinasyon oluşturmak yine bizim ellerimizde! Çocukları hayran bırakacak evde yapılabilen, kolay malzemeler ile keyifli dakikalar geçirten örnek bilimsel deneyleri sizlerle paylaşıyoruz.
-
Astronominin babası Galileo kimdir?
Bilimsel Videolar - Ekleyen: Bilim Forum,
Einstein, Darwin ve Galileo...
Hepsinin hikayesi farklı olsa da, ortak noktaları, herkesin onlara deli gözüyle bakmasıdır.
Ufkumuzu aydınlatan bilim insanlarından, bu haftaki konuğumuz Galileo Galilei!
İtalya’da büyük bir gerçeğin peşine düşen ve etrafındaki insanların deli muamelesi yapıp, güç sahiplerinin sansür uygulamasından ve tüm hayatını
bu savını savunma ve kanıtlama ihtiyacından dolayı harcamış olan isme yakından bakıcaz.
Bu Yol onun sonu olacak olsa da gözlemsel astronominin babası gibi bir unvana nasıl ulaştığına birlikte şahit olacağız.
Yıl 1564 İtalya'nın en parlak yıllarında dünyaya gelen astronom fizikçi bunların yanında Mühendislik felsefe ve matematik alanlarında dünyaya sayısız katkısı olan Galileo nun 15 ve 16 Yüzyıl'ı sonradan Rönesans olarak alınacak aydınlanma çağıdır.
Bu zamanda İtalya’da sanat, bilim, felsefe ve mimarlık alanında sayısız kaynak ve bilgi üretilip paylaşılıyordu.
Bu dönem aynı zamanda sosyolojik olarak da İtalya’nın Antik Yunan ile arasındaki kopan bağlarının yeniden tamiri ve yunan kaynaklarından gelen bilgilerin yeniden güncellemesinden kaynaklı bir gelişim çağıydı.
Bilim ve sanat insanlarının çalışmalar yaptığı, deneysel düşüncenin canlandığı ve hümanizmin temellerinin, matbaanın da bulunmasıyla geniş kitlelere kolayca aktarıldığı yıllardı.
Fakat hemen öyle kafanızdan pembe hayaller kurmayın!
Tabii ki insanın olduğu yerde iyilikler de var kötülükler de!
Avrupa kültürü bu dönemde şekillenirken çağdaş, özgürlükçü ve bilimselliğin yanında bir de kilise gibi diktatör ve her şeyin en iyisini ben bilirim diyen bir kurum da vardı!
İnsanların inancını yaşatması ve inandıkları dini doğru öğrenmelerini sağlaması dışında hiç bir işlevi olmamasını beklediğimiz kurum, tam tersine, insanların hayatlarına karışmayı, ne yazıp ne yazamayacakalarına karar verip sansürlüyor,
insanların üstünde egemen ve dokunulmaz bir güç olarak kalmaya çalışıyordu..
Galileo’yu ondan önce yaşamış diğer bilim insanlarından ayırt edebileceğimiz özelliği teorisyen olmamasıdır.
Ya da şans eseri bir takım buluşlara imza atmamıştır.
Gözlemleri, deneyleri ve tüm deney aletlerini kendisinin üretmesi onu üst düzey bir bilim insanı yapmaya yeter de artar.
Normalde Galileo gençlik yıllarında kilise eğitimi alıp rahip olmayı kafasına koymuşsa da babası onu Pisa Üniversitesine Tıp okumaya göndermişti.
Sorunsuz bir eğitimin ardından döneminin yükselişinden faydalanmıştır.
Fakat kendi isteğiyle daha eğlenceli bulduğu matematik ve doğa felsefesi okuması için babasını ikna etmiş ve bölüm değiştirmiştir.
“Matematikte olasılık ve zar oyunları üzerine düşünceler” yazısını yazmasıyla, olasılık bilimine katkısı ile, bilim yaşamı resmen başlamış oldu.
Hızını alamayan isim, termometrenin atası olan termoskopu keşfetmiş ve 1586'da kendi icat ettiği hidrostatik bir denge hakkında bir kitap yazarak bilim dünyasının dikkatini çekmiştir.
Galileo’nun astronomiye olan düşkünlüğü, matematik, geometri ve mühendislik yeteneğiyle oluşturduğu altyapısıyla daha da arttı.
Bu esnada, Hollanda’da 1608 yılında teleskop Hans Lippershey tarafından icat edilmiş olsa da, patent bekleyen bu icadın içeriğine ulaşan Galileo, bu teleskobu daha da geliştirerek kendi araştırmaları kullandı.
Bu teleskop ve yaptığı araştırmalar, ileride “astronomi biliminin babası” olarak anılmasını sağlayacaktı.
Muhtemelen bugün satın alabileceğiniz ucuz amatör bir teleskoptan daha iyi olmamasına rağmen Galileo'nun teleskobu onun inanılmaz keşifler yapmasını sağladı.
Keşifleri öylesine heyecan vericiydi ki bilim dünyasını alt üst etti.
Teleskobunu geceleri gökyüzüne odaklayan Galileo büyük bir şaşkınlığa düştü.
Örneğin samanyolu adı verilen devasa ‘bulutsu’ nun aslında daha önce kimsenin görmediği sayısız yıldızdan meydana geldiğini gördü.
Gözlemlerinden yola çıkarak yıldızların herkesin sandığı gibi sabit olmadıklarını, tam tersine sürekli hareket ettiklerini fark etti.
Hatta bazı yıldızların gökyüzünde meydana getirdikleri şekillerin, yani takım yıldızlarının haritalarını bile çıkarmıştı.
1610 yılında Jüpiter’i yakın takibine aldı. Jüpiter’in etrafında dolaşan ve açıklanamayacak bir şekilde hareket ettiğini düşündüğü objeler gördü.
Bunlar yıllar sonra daha modern teleskoplarla incelenip Jüpiter’in en büyük uyduları olduğu anlaşılacak, Galileo'nun şerefine Galileo uyduları olarak literatüre geçecek ve adları da: Io, Europa, Ganymede ve Callisto konulacaktı.
Galileo güneş lekelerini gözlemleyen ilk Avrupalıydı.
Ondan önce Kepler bilmeden de olsa görmüş fakat bunu güneşe en yakın gezegen olan Merkür sanmıştı.
Galileo, 1613 yılında Güneş’in üzerindeki bulut gibi görünen şeylerin lekeler olduğunu açıklayan çalışmasını yayınlamış ve bu çalışmaya papazlar şiddetle karşı çıkmıştır.
Kilise tarafından yargılanan ve kurul tarafından zorla doğru bildiği düşüncelerini reddetmek zorunda kalan Galileo, inandığı şeylerden vazgeçmese de, böyle yapmak zorunda bırakıldı.
Sonradan yayınladığı “İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar” adlı kitabı tekrar infial yaratmış, Kilise tarafından yargılanmasına sebep olmuş ve mahkeme onu 1633 yılında ömür boyu hapse mahkum etmiştir.
Bu kitapta Kopernik’in düşüncelerine, yani “dünya günde bir kez kendi etrafında, yılda bir kez de güneş etrafında dönüyor” tartışmalarına yer vermiştir.
Fakat bu kilise öğretisine tersti. Bu süreçte çalışmaları ve kitapları yasaklandı, gözleri görme yetisini kaybetmiş durumdaydı. Bilimin sadece kilisenin gücüyle yapıldığını, tüm yeniliklerin, tüm kainatın tek bilgi kaynağının dini kitaplarda olduğu düşüncesine karşı çıkıyordu.
78 yaşında, sanki bu dünyada değilmiş, sanki tüm o astronomi, matematik ve fizik alanında dünyaya büyük şeyler katmamış gibi öldü. Din adamlarının oluşturduğu mahkeme bir bilim insanını yargılıyordu ve doğru olan düşünceyi idam etmekten geri kalmıyordu.
Bu videoyu, 400 yıl evvelinden bunları düşünen, bu şartlarla 400 yıl boyunca bilimle uğraşan ve kendini sadece dünyayı daha aydınlatmak, geliştirmek için uğraşan tüm bilim insanlarına adıyoruz.
Öne Çıkan Videolar
-
Çocukları bilime aşık edecek 10 kolay deney
Bilimsel Deneyler - Ekleyen: Bilim Forum,
Onlar bizim geleceğimiz, geleceğimizi de şekillendiren bilim olduğuna göre, güzel bir kombinasyon oluşturmak yine bizim ellerimizde! Çocukları hayran bırakacak evde yapılabilen, kolay malzemeler ile keyifli dakikalar geçirten örnek bilimsel deneyleri sizlerle paylaşıyoruz.
-
Evde çocuklarınızla yapabileceğiniz keyifli 25 deney
Bilimsel Deneyler - Ekleyen: Bilim Forum,
Geleceğimizin temsilcileri için evde kolayca bilimi aşılayabileceğiniz 25 deney yapılışını içeren video ile sizlerleyiz. Bu tarz videolara ağırlık vermeyi planlıyoruz, bilim yaşanarak öğrenilir, sevilir, öğretilir!
-
Mavi balina, tek sürü saldırısında, 500 kg kril yutabilir.
Bilimsel Videolar - Ekleyen: Bilim Forum,
Bir mavi balina, yoğun bir sürüye saldırırsa, 500 kg kril yutabilir. Bu tek bir ağızda yenen 457.000 kalori demektir. Bahsi geçen miktar, bu harika devin yeme aksiyonunu gerçekleştirmek için harcadığı enerjinin neredeyse 200 katıdır.
Kaynak:
Nationalgeographic.com
https://on.natgeo.com/2S8YLlq
Gif: (Slater Moore)
https://www.instagram.com/slatermoorephotography/
-
Evde bir volkan simlüasyonu nasıl yapılır?
Bilimsel Deneyler - Ekleyen: Bilim Forum,
Çocuklar için bilimsel deneyler kategorisinde bir Volkan patlaması simülasyonu izliyoruz.
-
Videolar
-
Videoların En'leri
Hafta
No data
Ay
No data
Yıl
No data
Tümü
-
Seks Bilimi4.459 0 -
-
Bilim Felsefesi - Test IX2.014 0 -
-
Nikola Tesla Buluşları ve Hayatı1.751 0
-
