Yaşlandığınızını kanıtlayan 9 biyolojik değişim

Sağlıklı yaşam şekillerine kendimizi adapte eder ve buna uygun yaşarsak bunca hastalığın önüne geçebilir

Yaşlandığınızını kanıtlayan 9 biyolojik değişim
Yaşlandığınızını kanıtlayan 9 biyolojik değişim

Ulusal Onkolojik Araştırma Merkezi (İspanya) doktorlarından Manuel Serrano kendisininde dahil olduğu yaşlanmanın 9 biyolojik işaretini gösteren yeni yayınladıkları bir araştırmayı anlattı. Bu araştırmaya yaşlanmanın emareleri ismini verdiklerini söyleyen Serrano zamanla vücudumuzda oluşan değişiklikleri şöyle anlattı.

BBC ile yaptığı röportajda ‘’bazı insanlarda daha yoğun bazılarında ise daha az etki gösteren bununda yaşam biçimi ve genetikle alakalı olan kaçınılmaz olan yaşlanma emareleri görünür’’ dedi. Memeli familyasına dahil olan insanları da kapsayan yaşlanma emaresinin dokuz biyolojik işareti vardır.

DNA’DAKİ HASAR BİRİKİR

Dna’mız genetiz kodumuz olmakla birlikte hücreler arasındaki iletişimi de sağlıyor ve yaşlılık bu iletişim ağındaki hataların artmasına sebep oluyor .Hatalı olan iletimlerin hücrede birikimi sonucu da kök hücreleri etkileyerek genetik olarak bir istikrarsızlık meydana getiriyor.Bu olayın en kötü sonucu olarak da günümüz yaygın hastalığı olan kanser ortaya çıkıyor.

KROMOZOM YIPRANMASI

DNA zincirlerimizin ucunda telomer adını verdiğimiz uç kısımları koruyan (tıpkı kapak gibi) yapılar vardır ve bu yapılarda yaşlanmadan payını alarak uç kısımların koruma görevini yerine getiremiyor.Korunamayan uçlar kopyalama sırasında yanlışlıklara açık hale gelip çeşitli sorunların çıkmasına neden oluyor.Yapılan araştırmalar sonucunda bu kromozom yıpranmasıyla akciğer fibrozisi ve aplestik anemisi denilen hastalıklara neden olduğunu ortaya çıkardı.Sevindirici haber şu ki telomeraz enzimi seviyesini arttırarak ile telomer bozulmalarını yavaşlattıklarını araştırmacılar açıkladı.

HÜCRE DAVRANIŞLARI

DNA’larımız bazı hücrelerin ne yapacağını belirliyor yani bir hücrenin deri mi beyin mi yoksa kas hücresi mi olduğunu belirliyor. Ancak bizim yaşam biçimimiz geçip giden zaman bu belirlenen hücrelerin nasıl farklılaştığını etkiliyor ve buda o hücrenin olması gerekenden farklı hareket etmesine neden oluyor.

HÜCRE YENİLENMEMİZ AZALIYOR

Yaşamımızın ilk yıllarında hücrelerimizde yenileme için bir hücre stoğuna sahipken yaşlanma ile bu stoğumuz azalıyor ve hücrelerimizin yenilenme kapasitesi azalıyor.Bunun sonucundada hücrelerimizde toksik maddeler birikiyor yaşamımızda ise bu durum karşımıza alzheimer, parkinson ve katarakt rahatsızlıkları olarak çıkıyor.

HÜCRE METABOLİZMA KONTROLÜ AZALIYOR

Yaşlanma ile birlikte ortaya çıkan şeker hastalığı da hücrenin artık metabolizma kontrolüne sahip olmadığını gösteriyor.Tüketilen gıdalarla birlikte alınan şeker yağ gibi maddeler yaşamımızın ilk evrelerinde hücrede işlenebilirken geç yaşlarda bunu artık yapamıyor ve buda bizlere yaşlılarda sık örülen hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

MİTOKONDRİ GÖREVİNİ YAPMIYOR

Hücrelerin enerji kutuları olarak bilinen mitokondrilerde ilerleyen yaşlarda faaliyetini yerine getiremiyor ve buda enerjisiz kalan bir hücre DNA’sının doğru çalışmasını engelliyor.Araştırmacılar mitokondri faaliyetlerini devam ettirebilsin diye bir tamir mekanizması üzerinde çalışarak memelilerin ömrünün uzaması yönündeki çalışmalarına devam ediyor.

ZOMBİ HÜCRELER

Hücrelerin bir görevi de hasarlı olarak çoğalan başka hücrelerin üremesini önlemektir ancak aşırı hasar gördüklerinde bu görevi yerine getiremiyor ve diğerleri bu şekilde bölünmeye devam ediyor. Araştırmacıların fareler üzerinde yaptıkları bazı deneyler sonucunda hasarlı hücrelerin yok edilmesi sonucunda ilerleyen yaşların getirdiği bazı etkilerin yok olduğunu gösteriyor.

KÖK HÜCRE ENERJİSİ

Yaşlılıkla beraber ortaya çıkan hücre yenilenmesindeki azalıştan kök hücrelerde nasibini alıyor ve kök hücrelerin enerjisi azalıyor buna bağlı olarak da yenilenme özelliklerini yitiriyorlar.

HÜCRE İLETİŞİMİ SON BULUYOR

Yaşam için son derece önemli olan hücreler arası iletişim zamanla bu özelliğini yitiriyor buda bünyeyi iltihaplanmalara karşı savunmasız bırakıyor. Olası bir patojen saldırısında savunmasız kalan bünye yenik düşüyor.

Henüz yaşlanmanın önüne geçilemese de doktorumuz Serrano: “Sağlıklı yaşam şekillerine kendimizi adapte eder ve buna uygun yaşarsak bunca hastalığın önüne geçebilir yavaş bir yaşlanmayla hayatımıza devam edebiliriz diyor.”