Hayvanlar aleminde doğum süreci en sancılı olan insan mıdır?

Hayvanlar aleminde doğum yaparken en çok acı çekenin insan olması, hatta doğum esnasında ölmesinin sebebi; omurganın S şeklinde olması mıdır?

Hayvanlar aleminde doğum süreci en sancılı olan insan mıdır?
Hayvanlar aleminde doğum süreci en sancılı olan insan mıdır?

Omurga değil, leğen kemiği yani pelvis yapısı ile ilgili. Bu radikal değişim de başlıca bipedalizm (iki ayaklılık) nedeniyle seçilim gösteriyor. Dolayısıyla insan bebeklerinin diğer primatlara nazaran daha prematüre doğması gerekiyor ki bebeğin kafası pelvisten geçebilsin. Bu da yanında aşkın evrimini getiriyor.

The Royal Society’de yayımlanan makaleye göre insan pelvisleri arasındaki bu muhteşem çeşitlilik, doğal seçilimden ziyade aslında coğrafî göçler ve genetik sürüklenme etkisi ile şekillenmiş olabilir. Zira aynı coğrafi bölgedeki insanlarda (popülasyon içi) bile doğum kanalı ve pelvis yapısı fazlasıyla çeşitlilik gösteriyor.

Obstetrik ve jinekolojik olarak analiz edildiğinde anlaşılıyor ki insan dişilerinin bazıları normal doğum yapmakta zorlanıyor veyahut hiç yapamıyor. Bu dişilerin büyük bir kısmı da sezaryene alındığı için genlerini bir sonraki jenerasyona aktarabiliyorlar. Bu da seçilim baskısını azaltıyor.

Android tip ve Platypelloid tip normal doğum yapamaz. Bu yüzden de röntgen isteniyor.

Ama mesela gebelik diyabeti sebebiyle yüksek kilolu bebek de doğumu zorlaştırıyor. Öte yandan bu genelleme mantıklı değil, İneğimizin doğururken çıkardığı sesleri duysaydınız içiniz parçalanırdı. Üstelik gözlerinden yaşlar geldi hayvancağızın. Üstelik çoğu büyük baş olsun küçük baş olsun doğumuna yardım etmek gerekiyor.

Doğuran farede olsa insanda olsa doğum doğumdur. O acı anlatılmaz yaşanır..

Uygunsuz pelvis yapısı yoksa Homo sapiens vajinal yoldan doğum yapabilir. Genellikle ilk doğum zorlu olur. İkinci ve üçüncü doğumdan itibaren giderek her doğum daha kolay olur. Bağ yapıları esnediği için.

Doğum pozisyonu da bunda etkili diye düşünüyorum, o çatal denen zıkkım hamile kadın için tamamen eziyet, şimdi şimdi anlaşıldı, bebeğin kayıp gelmesi ve yer çekiminden maksimum şekilde faydalanabilmek için kadının çömelir vaziyette doğum yapması gerektiği, doulalık denen doğum koçları kadının doğum yaparken etrafında strese sokacak çok etken olduğunu insan doğum şeklinin doğadaki hayvanlara has huzurdan mahrum olduğunu söylüyorlar ki bence haklılar.

Fransiz kralı XIV. Louis metresinden doğacak olan çocuğunun doğumunu iyi görebilmek için metresi bacakları havaya kalkık bir şekilde sırt ustu yatırılana dek dunyadaki kadınların çoğu yer çekimi kuvvetinden yararlanmak için çömelerek doğum yaparlardı. O günden sonra dünyada yatarak doğum yapmak popüler olmuştur.

ileri okuma ve kaynak: Bıçak Altında, Arnold Van de Laar