Jump to content

Önerilen İletiler

Geçtiğimiz günlerde, “çığır açan buluşlar” ödülünü alan Svante Paabo isimli İsveçli dahi bu soruya çok açıklayıcı bir cevap buldu. Paabo tek bir DNA’dan 40.000 yıl kadar geriye giderek neandertal insanlarla ilgili çok çarpıcı bilgilere ulaşabiliyor. Paabo’nun çalışmalarını anlamak için Diabetes mellitus hakkında genel bir açıklama faydalı olacaktır.

https://www.youtube.com/watch?v=jxbbBmbvu7I&feature=emb_title

TİP 1 diyabet halk arasında biraz daha bilindik olup pankreasın beta hücrelerinden salgılanan insülin hormonun ortadan kalkması ve ya yeteri kadar salgılanamaması sonucu ortaya çıkar. İnsülin kandaki şekerin hücrelere girmesini sağlayarak hücrelerin enerji ihtiyacını karşılayan bir hormondur(glukagon antagonisti). Bu diyabet tipine genetik yatkınlık ve çoğunlukla t-lenfosit kaynaklı, beta hücrelerini etkileyen bir otoimmün yanıt neden olur.

TİP 2 diyabet ise; pankreas beta hücreleri verimli olsa bile hücre yüzeyi üzerindeki insülin algılayıcı reseptörlerde duyarsızlık gelişmesi sonucu insülinin işlev gösterememesidir. Diğer bir deyişle hücre içine giremeyen şeker ve insülin, kanda artış gösterir ve hiperglisemiye neden olur. Böyle bir durumda karaciğerden salınan glukoz miktarını düzenleyici ve ya insülin duyarlılığını arttırıcı ilaçlar kullanılabilir. Burada küçük bir önemli bilgi vermekte fayda var: son zamanlarda yapılan çalışmalarda polikarbonat plastiklerin yapımında kullanılan “bisfenol A” (bkz: su şişeleri) maddesinin idrardaki miktarı ile Tip 2 diyabet insidansı arasında pozitif bir ilişki olduğu gösterilmiştir.

Diyabet hakkında yazılabilecek birçok detay olabilir ancak bizim bu yazımızda ilgilendiğimiz asıl nokta, bu hastalığın evrimsel süreçte neden yok olmadığı ve geçmişte nasıl bir yarar sağlamış olabileceği.

Paabo bu noktada bize ödüle layık bir çalışma sunuyor; avcılık-toplayıcılık sistemi ile hayatta kalan atalarımız için bilindiği gibi yiyecek bulmak büyük bir sıkıntıydı. Atlatılan kıtlıklar, avda harcanan enerji, göçler vb.. Durum böyle olunca şu an “hastalık” olarak adlandırdığımız “Diabetes mellitus”, o dönem için son derece faydalı bir hayatta kalma mekanizmasıydı. Fakat günümüzde besin bulmak çok daha kolay olduğu gibi çoğu zaman “aşırı” olarak bile adlandırılabilir. (Bunu daha iyi anlamak için obezite ve diyabet arasındaki ilişkileri gösteren istatistikleri incelemek de faydalı olabilir. ) Yani diyabet denilen bu hayatta kalma mekanizmasının modern insan için bir “hastalık” olması bu bakış açısıyla son derece mantıklıdır.

Sonuç olarak, Neandertal atalarımız gibi avcılıkla hayatta kalmaya uygun olmadığımızı var sayarsak, düzgün bir diyet ve düzenli egzersiz gibi aktivitelerle önlem alabiliriz.

İletiyi paylaş


İletiye bağlantı
Sitelerde Paylaş

Sohbete sen de katıl

Dilersen hemen kayıt olabilir ya da hemen bilgilerini girip yorum yapabilirsin Eğer bir hesabın varsa giriş yaparak üyeliğinle yorumlayabilirsin

Misafir
Bu konuyu yanıtla

×   Yapıştırdığınız içerik biçimlendirme içeriyor.   Biçimlendirmeyi Temizle

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Editör içeriğini temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


Hakkımızda

Sitemiz bir "Günlük" olarak derleme yayın, yorum, diyalog ve yazılara vermektedir. Güncel bilim haberleri ve gelişmelere ek olarak özellikle sosyal medyada gözden kaçan, değerli gördüğümüz tüm içeriğe kaynak ve atıflar dahilinde sitemizde yer vermekteyiz. Bu sitede verilen bilgilerin kullanım sorumluluğu tümüyle kullanıcıya aittir. Sayfalarımızda yer alan her türlü bilgi, görsel ve doküman sadece bilgilendirmek amacıyla verilmiştir.

Bilim Günlüğü internet sitesi 5651 Sayılı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının m) bendi ile aynı kanunun 5. maddesi kapsamında Yer Sağlayıcı olarak faaliyet göstermektedir. İçerikler, ön onay olmaksızın tamamen kullanıcılar tarafından oluşturulmaktadır. Yer Sağlayıcı olarak, kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriği ya da hukuka aykırı paylaşımı kontrol etmekle ya da araştırmakla yükümlü değildir.

Yer Sağladığı içeriğin 5651 Sayılı Kanun’un 8 ila 9. maddelerine aykırı şekilde; kişilik haklarınızı ihlal ettiğini ya da hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsanız buradan iletişime geçerek bildirebilirsiniz. 

Bildirimleriniz dikkatle ve özenle incelenmekte olup kişilik haklarınızın ihlali ya da hukuka aykırılığın tespiti halinde mevzuat kapsamında en kısa sürede işlem yaparak bilgi vereceğiz.

×
×
  • Yeni Oluştur...